Pazartesi , 4 Ocak 2016

ev » Tüm Yazılar » Mineral Hakkında-Sporcu Beslenmesinde Mineraller
1.441 kez görüntülendi

Mineral Hakkında-Sporcu Beslenmesinde Mineraller

Mineral Nedir
Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde.
Mineral doğal şekilde oluşan homojen, belirli kimyasal bileşime sahip ve belirli bir kristal öz yapıları olan inorganik kristalleşmiş katı bir cisimdir. Buna göre Minerallerin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  1. Doğal olarak oluşur.
  2. Herhangi bir parçası bütününün özelliklerini taşır.
  3. Belirli bir kimyasal formülü vardır.
  4. Katı halde olup nadiren sıvıdır.
  5. İnorganiktir. (yani doğada bulunur)

Mineralojinin oluşan maddeleri ihtiva ettiği için bu bakımdan sınırlandırılmıştır. Teknolojinin ilerlemesiyle a sentetik olarak elde edilen kimyasal bileşikler Mineral sayılmazlar. Bu yapay bileşikler halindeki katı maddelere doğada tabii halde rastlanmaz. Dolayısıyla da doğal şartlarda oluşturulamazlar. Bu tür katı maddelere “yapay mineraller” adı verilebilir. Bu tür yapay Mineraller de, tabii Minerallerde olduğu gibi benzer kristal iç yapılarına sahiptir.
Minerallerin doğada veya deneysel olarak yapılan incelemelerde de gözlendiği gibi, oluşum şartları bunların belirli fizikokimyasal şartlarda (belirli Sıcaklık ve Basınç altında ve ortamın kimyasal durumu gibi) oluşurlar. Buradan mineralojinin bir amacının da minerallerin oluşturduğu yerkabuğunun kimyasal ve fiziksel yapısının öğrenilmesi, yerkabuğunun tarihinin bilinmesi ve yeraltı kaynaklarından yararlanılması olduğunu anlıyoruz.
Mineraller belirli bir kimyasal bileşime sahiptirler. O halde her mineral bir kimyasal formül ile ifade edilir. Minerallerin kimyasal formülleri genellikle sabittir. Ancak belirli sınırlar içinde belirli kaidelerle değişebilir. Çok ender olarak saf Elementler ( Altın, Gümüş, Bakır vs) şeklinde oluşan Mineraller, yerkabuğunda meydana gelen doğal fizikokimyasal olayların ürünleridir.
Minerallerin bir diğer özelliği de inorganik oluşudur. Yerkabuğunda bulunan petrol, kömür, fosil ve Reçine gibi maddeler mineralojinin kapsamına girmez. Ancak nadir de olsa organik Mineraller de vardır. Mesela ” Kehribar ” gibi.
Minerallerin katı olmaları düzenli bir atomsal iç yapıya sahip olduklarını gösterir. Mineral kristallerinin dış yapıları incelendiğinde düzgün geometrik dış şekilli oldukları görülür. Yine aynı şekilde iç yapılarının da düzgün olduğu görülür. Minerallerin ” cıva ” gibi Sıvı olan tipleri de vardır.
Mineraller homojen bir yapıya sahiptirler. Alınan bir mineral örneğinin her tarafı aynı Mineralden ibaret olmalıdır. Ancak her Mineralde az veya çok yabancı mineral varlığı bulunmaktadır. Yabancı madde oranının çokluğu, Mineralin özelliklerini değiştirir. Esasta; gözle görülebilen boyutta homojen olması basit tanımlama için yeterlidir. Verilebilecek en iyi mineral örneklerinden bazıları: Kuvars, Gümüş, Mika, Selenit, Galen, Demir, Yakut, Elmas tır.
Mineraller, vitaminlerin ve diğer besin maddelerinin etkin bir şekilde kullanılmasını sağladıkları için insan sağlığı açısından da önemlidir ve yeterli miktarlarda alınmalıdırlar.

Mineraller ve Mineral Çeşitleri

Vücudun kendi kendine oluşturamadığı inorganik maddeler olan mineraller, vitaminler ile birlikte çalışarak vücutça en fazla ihtiyaç duyulan bölgelere etkin bir şekilde ulaşmalarını sağlarlar. Dolayısıyla insan vücudunun en az vitaminler kadar minerallere de ihtiyacı vardır.

Kan basıncında, kalp ritminde, kas fonksiyonlarında, vücuttaki sıvı dengesinin devamlılığında, üremede oldukça önemli rol oynayan mineraller ayrıca kan oluşumunu ve sağlıklı sinir fonksiyonları gelişimini de kontrol ederler.

Özellikle büyüme ve gelişme çağındaki çocuklarda mineral eksiklikleri oldukça büyük sorunlara neden olabilmektedir:

Çinko: İnsan organizmasının büyüme ve farklılaşma gibi pek çok biyolojik sürecine katkı sağlayan çinkonun eksikliğinde çocuklarda bağışıklık sistemi yeterli derecede etkin olamadığı için multisistem hastalıkları görülebilir. Büyüme ve gelişme geriliği oluşabilir. Ayrıca ergenlik çağında cinsel olgunluğa erişememe, enfeksiyonlara dayanıksızlık, iştahsızlık ve kilo alamama, öğrenme ve dikkat eksikliği, tat alma duyusunda bozukluk, akne, dermatit, saçlarda incelme ve dökülme gibi cilt sorunları yaşanabilir.

Demir: Eksikliğinin çocuklarda ve yetişkinlerde görülen en önemli sonucu anemi olarak da adlandırılan kansızlıktır. Kansızlığa bağlı olarak deri ve diğer dokuların renginin solukluğu, saç dökülmesi, kaşıntı, saç ve tırnaklarda çatlamalar görülebilir. Ayrıca kanın oksijen taşıma yeteneğinin düşmesi sonucu halsizlik, yorgunluk, çarpıntı, yaraların zor iyileşmesi, dudak kenarlarında yaralar, yutma güçlüğü, soğuk intoleransı da yaşanabilir.

Minerallerin görevleri ve faydaları


Vücudun kendi kendine oluşturamadığı inorganik maddeler olan mineraller, vitaminler ile birlikte çalışarak vücutça en fazla ihtiyaç duyulan bölgelere etkin bir şekilde ulaşmalarını sağlarlar. Dolayısıyla insan vücudunun en az vitaminler kadar minerallere de ihtiyacı vardır.
Kan basıncında, kalp ritminde, kas fonksiyonlarında, vücuttaki sıvı dengesinin devamlılığında, üremede oldukça önemli rol oynayan mineraller ayrıca kan oluşumunu ve sağlıklı sinir fonksiyonları gelişimini de kontrol ederler.
Özellikle büyüme ve gelişme çağındaki çocuklarda mineral eksiklikleri oldukça büyük sorunlara neden olabilmektedir:
Çinko: İnsan organizmasının büyüme ve farklılaşma gibi pek çok biyolojik sürecine katkı sağlayan çinkonun eksikliğinde çocuklarda bağışıklık sistemi yeterli derecede etkin olamadığı için multisistem hastalıkları görülebilir. Büyüme ve gelişme geriliği oluşabilir. Ayrıca ergenlik çağında cinsel olgunluğa erişememe, enfeksiyonlara dayanıksızlık, iştahsızlık ve kilo alamama, öğrenme ve dikkat eksikliği, tat alma duyusunda bozukluk, akne, dermatit, saçlarda incelme ve dökülme gibi cilt sorunları yaşanabilir.

SPORCU BESLENMESİNDE MİNERALLER

Sporcular için minerallerin hayati önem taşıdığını biliyor musunuz? Diyetisyen Rabia Yurdagül sporcu beslenmesinde minerallerin önemini anlatıyor. İnsan yaşamı için önemli bir besin öğesi olan mineraller, hayati pek çok olayda görev alırlar. Mineraller doğada serbest olarak toprak ve suda bulunurlar. İnsanlara bitkisel ve hayvansal kaynaklı besinleri tüketerek vücutlarına mineralleri alırlar.

Sporcular için minerallerin önemi
Mineraller sporcular için sinir iletimi, kas kasılması ve oksijenin dokulara taşınması gibi önemli işlevler için  gereklidir.

Kalsiyum; kemik ve dişlerin gelişimi, kanın pıhtılaşması, sinir iletimi, kalp atımının denetimi ve kan basıncının düşürülmesi gibi öenmli işlevlerde görev alır. 20 li yaşlara kadar kemik oluşumu tamamlanır ve kemikler 35 li yaşlara kadar kalsiyum depolar. Bu dönemden sonra özellikle menopoz ve yaşlılık döneminde kalsiyum emilimi azalır ve kemik erimesi (osteoporoz) riski büyük oranda artar. Kalsiyum erken dönemde yeterli tüketilmezse vücutta yeterli depo oluşmayacağından kemik kaybı riski de artar. Diyetle yetersiz kalsiyum tüketimi, düşük kemik mineral yoğunluğuna ve stres kırıklarına neden olmaktadır. Sporcuların diyetlerinde düşük olarak tüketilen en önemli mineraller, özellikle kadın sporcularda kalsiyum, demir ve çinkodur. Osteoporoza karşı korunmak ve kalsiyumun vücutta görev aldığı hayati olayların devamlılığı için beslenme programında yeterli düzeyde kalsiyumun alınması oldukça önemlidir. Kalsiyum yeterli tüketildiğinden emin olunması gereken minerallerin başında yer alır.

Her bireyin kalsiyum gereksinimi yaş grubuna göre değişkenlik göstermekle beraber genel olarak 10 yaşa kadarki dönemde günlük 800 mg, sonraki yaşlarda ise 1000-1300 mg arasında kalsiyum alınması önerilir.

Kalsiyumun en önemli kaynakları süt ve ürünleri (süt, yoğurt, peynir, ayran, kefir) dir. Süt ve ürünlerini kullanırken daha az yağ, daha fazla kalsiyum ve protein alabilemk için az yağlı veya yağsız olanları tercih edilmelidir. Süt ve ürünleri dışında yeşil yaparaklı sebzeler (ıspanak, kuşkonmaz, semizotu, brokoli gibi), kurubaklagiller (nohut, mercimek, soya fasulyesi), ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlar, kuru meyveler ve pekmez kalsiyumdan zengin besinlerdir.

Demir; hemoglobinin yapısında bulunur ve akciğerlerden diğer vücut bölgelerine ve kaslara oksijenin taşınmasında görev alır. Kasların enerji üretebilmesi için oksijene ihtiyacı vardır ve kandaki demir düzeyi yetersizse bu durum çabuk yorulmaya ve performansın olumsuz etkiklenmesine neden olur.

Sporcularda demir yetersizliği (anemi) sıklıkla görülen bir durumdur. Özellikel yoğun antrenman yapan kadın sporcularda ve vejeteryan beslenenlerde anemi yaygın olarak görülür. Kadınlarda sıklıkla görülme nedeni; kadınların mensturasyonla fazla demir kaybetmeleridir. Bununla beraber yoğun egzersiz sırasında meydana gelen kas hasarı sonucu kırmızı kan hücrelerinin yıkılması ve kilo kontrolü sağlamaya çalışan sporcularda besinlerle demirin yeterli düzeyde alınanaması aneminin diğer temel nedenleridir.

Demir yetersizliğinin oluşturduğu anemi kaslara daha az oksijen taşınmasına neden olur, konsantrasyon bozulur, kuvvet ve dayanıklılık kaybı olur ve sonuçta bu durum performansın düşmesine neden olur. Düzenli yapılacak kan testleri ile muhakkak kan demir değerleri kontrol edilmelidir. Demir yetersizliğinin bazı belirtileri; yorgunluk, baş  ağrısı ve iştah azalmasıdır. Özellikle demir yetersizliği anemisi riski olan sporcular diyetlerinde yeterli düzeyde demir tüketmeye özen göstermeli ve eğer eksiklik ciddi düzeyde ise dışarıdan demir takviyesi yapılmalıdır.

Demir minerali en çok karaciğer, kırmızı et, tavuk, balık, hindi, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, pekmez, kuru baklagiller ve kuru meyvelerde bulunur. Diyetle yeterli düzeyde demir alabilmek için Haftada 3-4 kez yağsız et ve ürünleri tüketilmeli, diğer öğünlerde demirin zengin kaynakları muhakkak yer almalı ve demirin emilimini artırmak için yemeklerle beraber C vitamininden zengin sebze ve meyveler tüketilmelidir.

Sporcular ekstra mineral hapları kullanmalı mıdır?
Yeterli düzeyde enerji alan ve dengeli beslenen sporcularda diyetle mineral ihtiyacı karşılanmakta ve dışarıdan ek takviyeye gerek kalmamaktadır, ancak kötü beslenme alışkanlıkları olan, günlük aldığı enerji yetersiz olan, yüksek oranda fast food besinleri tüketen, kansızlık problemi olan, yoğun mentrual kanamaları olan, çok fazla alkol ve sigara kullanan, besin alerjisi veya intoleransı olan, vejeteryan beslenen, hastalık ve nekahat döneminde olan sporcularda supleman desteği yapılabilir.Dikkat edilmesi gereken en önemli husus uygun ürün için muhakkak konunun uzmanı kişilerle bir araya gelerek supleman kullanımına karar vermektir.

Mineral Hakkında-Sporcu Beslenmesinde Mineraller Reviewed by on . Mineral Nedir Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde. Mineral Nedir Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde. Rating:
scroll to top